Perşembe, Haziran 22, 2006

TÜRKİYE'NİN ÜÇ SORUNU - Prof.Dr. Turgut Tarhanlı

Avrupa Parlamentosu'nda görüşülmek üzere, Türkiye hakkında Hollandalı parlamenter Camiel Eurlings tarafından hazırlanan raporda vurgulanan konulardan üçü üzerinde durmak istiyorum. Yaklaşık bir yıllık bir süre, Türkiye'nin, zincirleme ifade özgürlüğü davalarıyla boğuştuğu bir dönem oldu. Bu konuda henüz bir demokrasiye yakışır ölçüde yerleşik ve yaygın bir uygulama karşısında olduğumuz söylenemez. İfade özgürlüğü, bir demokrasi bakımından çok temel bir ölçü. Çoğulluğun önemli bir aracı. Kişinin, hem kendisini duyurabilmesi hem de başkalarının sesini duyabilmesiyle ilgili bir özgürlük. Bu konudaki sınırlamalar, buna maruz kalan kişilerle sınırlı düşünülmemeli. Hukukun bu şekilde sınırlayıcı bir manivela olarak kullanılması, aslında o toplumdaki ilişkilerin seyri konusunda nasıl bir toplumsal geometri hedeflendiği anlamına gelir. Bu, sonuçta elbette o ülkedeki siyasi rejimin adını da belirler. Dolayısıyla eski, yeni veya gelecekteki kanunlarımızda, 'özgürlük' yerine 'sınırlama'yı belkemiği yapmaya müsait hükümlerin sadece uygulanmasını beklemek değil, yasama olarak gözden geçirilmesini sağlamak demokratik siyasi bir sorumluluğun gereğidir.
(Makalenin devamı için başlığa tıklayınız...)

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa